14 Nisan 2015 Salı

Ortam - 7

Kazanan Arzu olmuştu. Petrov’u kıvrandıra kıvrandıra inletmiş, sonunda da tatmin olmasını sağlamıştı.

Funda, oralın yetmeyeceğini anlayınca üstüme oturarak beni içine almaya kalkmış, ama sevgili yönetmenimiz Melis buna izin vermemişti. Dolayısıyla, ben hala ortada duruyordum.

Melis Arzu’nun elinden tuttu. “Ödülü alma zamanı...” diyerek kucağıma oturttu. Arzu, üstümde olmanın keyfiyle saçlarını savura savura zıplarken, Melis de O’nun vücudunu okşuyor, arada göğüs uçlarını yalıyor, bir taraftan da kulağına kirli sözler fısıldayarak sınırlarını zorlamasını sağlıyordu. Kendimi tutmasam her an orgazm olabilirdim. Ama bu sahne o kadar hoşuma gidiyordu ki, Arzu’nun sonuna kadar keyfini çıkarmasını istiyordum.

Arzu tatmin olduğunda, vajinasından akan sıvı sadece kasıklarımı ıslatmakla kalmamış, masaya da akmıştı. Ben de orgazm olmak üzereydim. Arzu üstümden kalkar kalkmaz, O’nun yarım bıraktığını tamamlamak üzere Melis penisimi ağzına almıştı. Bu kadın  oral yapmayı gerçekten iyi biliyordu. Verdiği his bir kenara, çıkardığı sesleri ve kendini nasıl zorladığını duysanız, erkek de olsanız kadın da, bundan tahrik olurdunuz. Artık kendimi tutmama gerek yoktu. Tutmadım da... Melis, etrafa boşalmama izin vermemiş, ben boşalırken emmeye devam etmiş ve gözlerimin içine bakarak ağzındakileri yutmuştu...

Bizi seyrederken kendini okşayan Funda, “Peki biz ne olacağız?” diye sordu. Henüz orgazm olmamış Melis ile kendisini kastediyordu.


Melis, Funda’nın elinden tuttu. Kendini benim suratıma, Funda’yı da Petrov’unkine oturttu. Dilimizle bütün yeteneklerimizi kullanmaya çalışırken, üstümüzde gidip geliyorlardı. Arzu da boş durmuyor, bir eliyle benim saçlarımı, diğeriyle Petrov’un saçlarını tutup kafamızı, ağzımızın üstünde gidip gelen Melis ve Funda’nın vajinasına bastırıyordu. Melis ve Funda hala el ele tutuşuyordu. Vücutlarının titrediğini hissedebiliyorduk.

Çok geçmeden, önce Funda, sonra Melis orgazm olmuştu. Ellerimizi ve ayaklarımızı çözdüler. “Hadi yıkayın ağzınızı yüzünüzü” dedi Melis. Evet, buna gerçekten ihtiyacımız vardı.

Masanın başına tekrar geldiğimizde, kimse üstünü giyinmese de, gayet ciddi bir şekilde oyunun ikinci rounduna hazır görünüyordu. Kartlar tekrar karılmış, içkiler tazelenmiş, herkesin yüzüne utangaçlıktan değil, tutkudan hafif bir kızıllık gelmişti. 

“Bu elde bahisleri artırmamız gerek...” dedi Funda. Onaylayan bakışların arasında sözlerinin devamını getirdi. “Eli kazanan, bir ya da bir kaç kişiyi seçecek ve seçtiği kişilere, kendisini tatmin edene kadar her şeyi yaptırabilecek. Üstelik bunu yaptırırken, kibarca değil, emrederek yönlendirecek onları... ”

Anlaşmıştık. Bahisler arttığında, oyunun çok daha ateşli geçeceğini biliyorduk. 

Devam edecek...

8 yorum:

  1. Bir söz duymuştum, yandı buralar, diye. :D Sanırım bu bölümü okuduktan sonra en iyi yorum bu kelimeler olacak.

    Yandı buralar, okuduğum satırlardan sonra. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yansın kavrulsun oralar :) Yanmıyorsa bir sorun vardır ;)

      Sil
  2. Drama haklı! Buraları cidden alev aldı götürüyor :)
    Arzu'ya kaybettikten sonra zor sahip olduğu orgazm şimdi Funda'ya çılgın şeyler yaptırır gibi geldi :D
    Arzu'nun ateşini zaten biliyoruz, Melis'i gördük derken sıra Funda'da artık dimi? Yanlış tahmin etmiyorumdur :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. E biraz da Funda göstersin kendini :)
      Sizin yorumlarınızı okuyunca aklımda tam olarak şunu söylediğiniz geçiyor... "Teorimiz tam ama işte pratikte biraz sıkıntılıyız." :D

      Sil
    2. Teori her zaman kolay da işte uygulama için uygun ortam ve ortak lazım :D

      Sil
    3. Onları bulmak da zor değil ya, ama tabi başlangıçta biraz ağırdan alıyor insan ister istemez :)

      Sil
  3. Öhö öhö öhö cidden ortalik yanmis hani. Bak bu ara hizli hizli geliyor ya yazi mutlu oluyorum ben :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Elimizden geldiğince ortalığı ateşe vermek ve okuyanları mutlu etmek bizim işimiz :))

      Sil