12 Nisan 2015 Pazar

Ortam - 5

Funda gelmişti. İçkilerimizi koymuş, oyuna başlamıştık. Arzu haricinde herkes sütyenle kalmıştı. Arzu hem iyi oynuyordu, hem de yeni olduğu için, kimse pek üstüne gitmek istemiyordu.
Sıradaki eli de kazandığında, “Ama çok hilecisiniz, hep birbirinizle oynuyorsunuz.” diyerek, kendi tişörtünü çıkarttı. O sırada Petrov ile birbirimize bakıp, hafifçe gülümsedik. Kızlar da bu gülümsememizi yakalamış, onlar da katılmıştı. Bu gülüşmeler, Arzu için sıcak bir hoş geldin demekti...

Ortam artık ısınmaya başlamıştı. Funda’nın üstünde, esmer teniyle uyum içinde siyah ve düz bir sütyen vardı. Altında ise kısa ve rahat bir etek... Melis, beyaz tenine yakışan kırmızı sütyeniyle duruyordu, bir de henüz çıkartmadığı pantolonu... Arzu’nun sütyeni eflatundu. Kısa şortu ve uzun çorapları da hala üstündeydi.

Petrov ile bana pek acımamışlardı. Boxerlarımızla duruyorduk. Oyundan dikkatimiz dağılıp da kızların vücuduna gözümüz kaydığında, hafifçe erekte olan penislerimizin kabarmasını gizleyemiyorduk.


“Madem Arzu da oyuna ısındı, o zaman ortamı kızıştırabiliriz.” dedi Melis. Sesinde bir rekabet yoktu. Melis’i de Funda’yı da bu yüzden seviyordum sanırım. Ortamdan nasıl daha fazla zevk alabileceklerine odaklanıyorlardı sadece. Sözünün devamını getirdi. “Tamamen soyunmadan önce de ufak şeyler yapılmasını isteyebilir kazanan. Ya da soyunmasını istediği kişinin kıyafetini kendi çıkarabilir.”

Herkes onaylayan bir şekilde başını salladı. Kartlar tekrar dağıtıldı.

El bittiğinde, Arzu yine kazanmıştı. “Ya bu oyunu gerçekten bilmiyorsunuz, ya da bana torpil yapıyorsunuz.” dedi gülerek. Biraz düşündü. Sonra ne yapacağını bulmuş olacak ki, kadehinin dibinde kalan viskiyi bitirdi. Hiçbir şey söylemeden, dizlerinin üstünde, Petrov’un bacaklarının arasına geldi. Gözlerini bana dikti. Petrov’un boxer’ını dişiyle tutarak bileklerine kadar çıkardı. Yerine geçip otururken gözleri hala bendeydi.

Funda gülme krizine girmişti. “Oğlum, on saniyede nasıl kaldırdın lan onu o kadar. Bu kadar kolay kalkmazdı seninki...” dedi Petrov’a bakıp gülerek.
“Hiç beklemiyordum ki... Hem bize fazla yüklendiniz.”
“Bence gayet iyi yaptık.” diye devam etti Melis. “Arzu bu işi biliyor. Oyunu oynarken, sizin ufaklıkların şekilden şekile girmesi başlıca eğlence kaynağımız olacak.”

Bana döndü.

“Sırada seninki var...”
“Önce içkileri tazeleyelim.” dedim.

Arzu kalktı, masaya doğru eğilerek ve sütyeninden taşmak üzere olan göğüslerini göstere göstere, herkesin kadehine içkisini doldurdu. Bunu yaparken, kadehini doldurduğu kişinin gözlerine bakıyordu. Buna kızlar da dahildi.

Sarhoş değildi. Kendini de kaybetmemişti. Bunca zaman utanarak, kimi zaman ışık sönük, kimi zaman yorgan altında, kimi zaman aceleyle yaşadığı cinselliğinin ve çıplaklığının tadını çıkarmayı, onu hayatının içine katmayı öğrenmişti.

Bu hatun patlamaya hazır bir bomba gibiydi gerçekten. Ama artık pozitif anlamda söyleyebiliyordum bunu.

Devam edecek...

37 yorum:

  1. Yeni bölümün bu kadar erken geleceğini tahmin etmemiştim.

    Arzu'ya koca bir waaaoowww göndermek istiyorum. Tam düşündüğüm gibi Brave Heart bir insan çıktı kendisi. :D

    Bir de Arzu çok tahrik edici bir insanmış, bu bölüm onu da anladım. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Arada bir küçük sürprizler yapıp şımartmak istiyorum okuyanları ve özellikle yakından takip edenleri... Şımarılmayı fazlasıyla hak ediyorsunuz, ben de elimden geleni yapmaya çalışıyorum :)
      Drama, Petrov'un ne halde olduğu bir tarafa, bunu yaparken ateş fışkıran gözleriyle bana bakmasının bile ne kadar tahrik edici olduğunu tahmin edebiliyorsun değil mi? :)

      Sil
    2. O zaman teşekkür ederiz, bizi düşündüğün için. :)

      Bir şey itiraf edeyim mi? Mesela ben bilgisayar ekranından okudum ama burada bile yüzüme ateş bastı. Senin durumunu tahmin edebiliyorum. :D

      Sil
    3. Benim için asıl teşekkür ve motivasyon, bu tatlı ve cesur itiraflar oluyor :) Okuduğumda içime ılık bir tebessüm doluyor... Bir de, bunları yazarak hissettirebildiğim için şanslı sayıyorum kendimi. Malum, blogun mottosu, "Sözcükler dokunuşlar kadar becerikli olursa, tenin hikayesi yazılabilir" :) Sözcüklerimin, parmak uçlarım gibi dokunduğunu hissedebiliyorum böyle yorumlar aldıkça, biraz da şımarıyorum, itiraf edeyim :)
      Etrafımızdaki onlarca sümsük, korkak ve yapmacık insana rağmen, samimi, cesur ve içten insanla tanışma fırsatı bulabilmek yaşamımızı güzelleştiren değerli şeylerden biri. Blogu yazmaya sırf bu yüzden bile devam edebilirim, sayenizde :)

      Sil
    4. Evet, blogunu tanıttığın o yazıyı okumuştum.:)

      Yorumunu okurken yüzümde bir gülümseme belirdi ve kıpkırmızı olduM. Evet, utandım, koşar adım gidiyorum. :D

      Sil
    5. Anlatmaya çalıştığım şey buydu işte, bunda utanılacak bir şey yok ki :)
      İnsanlar utanması gereken şeylerden değil, utanmaması gereken, doğal ve insani güdülerinden utanıyor nedense... Hadi değiştirelim bunu, en azından burda :)

      Sil
    6. Ben fazlasıyla utangaç bir insanım. Yorumunu ilk okuyunca utandım ama ondan sonra geçti. :D Yani benim utanmam anlık oluyor, sonra geçiyor. :D Offf, yine anlatmak istediğimi anlatamadım. Yani, utandığım cinsellik değildi, yorumun utandırdı beni. :D

      Yazılarına yorum yaparken utanma falan kalmıyor, seviyorum yazılarını. :)

      Sil
    7. Tamam bak şimdi oldu :)

      Sil
    8. Ankete oy vermeyi de unutma :)

      Sil
    9. Hangi anket, anlamadım?

      Sil
    10. Sağ üstte, "nasıl olsun?" anketi :) Taze çıktı :)

      Sil
    11. Oooo, anketlere bayılırım. :))

      Sil
    12. Ben de cevabına bayıldım :))

      Sil
    13. Yalnız cevabımı sürekli değiştiriyorum, oyun oynamayı severim de. :D Acaba hangi cevabıma denk geLdin? :D

      Sil
    14. Tam kıvamında olana :)

      Sil
    15. Tamam, biraz önce de kafana göre takılı işaretledim. Ama, net cevabım kıvamında olan. :)) Dediğim gibi oyun oynayacağım biraz anketle. :)

      Sil
    16. Oyun oynamayı seven karakter... Hmmm, bi yerlerden tanıdık geliyor :)

      Sil
    17. Evet, sen söyleyince bana da tanıdık geldi. :))

      Sil
    18. Evet, yine yapacak yorum bulamadım. :))

      Sil
  2. Arzu hepinizi cebinden cıkaracak bu gidisle :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Arzu da bi çeşit cadı işte :) Ama o kadar emin olma derim, altıncı bölümü bekle bence :)

      Sil
  3. Uyumadan önce bir bakayım dedim timelinea bir de ne göreyim meçhul 5.bölümü atmış :D
    Arzu ne fena şey öyle ya ahahahaha lezbiyen fantezisi de yapıp erkekleri ağlatmıştır şimdi o :D mmmh durumlar fena :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uykunu açmadıysa yeterince iyi bi bölüm olmamıştır bence :)

      Sil
    2. Üzgünüm meçhul ama su an uykumu kaçıran daha stresli sebeplerim var :(
      Onlar geçmeden etkilenmem biraz zor görünüyor :/

      Sil
    3. Sınavlardan bahsediyorsun sanırım? Umarım sınavlarının bitişini final bölümüyle kutlarız ;)

      Sil
    4. Kaçıncı bölümde final düşünüyorsun? Belki gerçekten kutlarız :)

      Sil
    5. Sekiz ya da dokuz bölüm olacak sanırım... Seninkiler ne zaman bitiyor? Nasıl bi kutlama istersin? :)

      Sil
    6. Önümüzdeki pazartesi son bir sunum yapıp rahata çıkıyorum sonunda :) Arzu beni haklı çıkararak sürekli bir kutlama yapmamı sağlarken mi? Sanırım fazlasını istemek sadece doyumsuzluk olur :D

      Sil
    7. Bence olmaz, hem olsa da, doyumsuzları doyurmak... Hmm, tam da benim yaptığım şey sanki :)

      Sil
  4. Vay anasını sayın seyirciler..
    Waoowwww çok etkilendim..
    Arzu'dan korkuyordun bi de :D
    Bu hatun manyak manyak :D
    Bu bölüm çok çok iyiydi.
    Arzu gözümde çok havalı artık. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu iltifat bana mı Arzu'ya mı? :)

      Sil
    2. :) :)

      Betimlemen çok başarılı :D

      Sil
    3. Tamam tamam, hepsi Arzu'yaydı biliyorum, zorlama kendini :D

      Sil
    4. Hahahah kahkaha attım :D

      Çok iyisin dostum sen ya :D

      Sil
    5. Aman efendim ne demek, o sizin iyiliğiniz... Bir de Arzu'nun :D

      Sil