10 Nisan 2015 Cuma

Ortam - 3

Üçüncü biralar gelmişti. Havadan sudan konuşuyorduk. Açıkçası ben de Arzu’nun ortama katılması hakkında gelgitler ve çelişkiler yaşamaktan usanmıştım. Biraz bu konuyu dağıtmak, kafamı başka şeylerle meşgul etmek iyi gelirdi. En azından bir süre iyi gelmişti. Tam yavaş yavaş sıkılmaya başlamıştım ki, Arzu’nun, diğer masaların bile dikkatini çeken abartılı tepkisiyle kendime geldim.

“Ohaaa.”
“Ne oldu?”
“Çalanı biliyor musun?”
“Evet, AC/DC. Shook Me All Night Long.”
“Çok severim.”
“Ben de severim de, tepkin biraz aşırı oldu sanki.”
“Bende özel yeri var bu şarkının.”
“Ne gibi?”
“Bu benim seks şarkım.”



Duraksadım, biraz gülümsedim. Sevişirken müzik dinleyen kadın... O’nunla yatarken en sevdiğim ayrıntılardan biri buydu evet...

“Sadece bu şarkı eşliğinde sevişmiyorsun ki...”
“Hayır, birçok şarkı var aslında. Ama sadece bu şarkıda kendim olduğumu, daha çok haz aldığımı hissediyorum.”

Şarkıya eşlik etmeye başladı. Bir taraftan da sandalyesinde, şarkının ritmine uyarak ileri geri gidip geliyordu. Biraz sonra, ince uzun parmaklı ellerini masaya hafifçe vurarak sandalyedeki hareketlerine eşlik etmeye başladı. Her vuruş, içine aldığı bir darbe gibiydi O’nun için. Bunu gözlerinde okuyabiliyordum. Hayal gücü ve yaşadıklarını birleştirerek o kadar keyif alıyordu ki, dudaklarını bile emmeye başladı.



Hayır, bunu beni etkilemek, seksi görünmek için yapmıyordu. Tamamen içinden geliyordu. İçindeki tutkulu ve sert kadının çıkması için, yerli yerinde ortaya çıkmış bir anahtardı bu şarkı.

O’nu böyle, neredeyse şarkı eşliğinde zevkten orgazm olacak gibi seyrederken, kendi kuruntularıma güldüm içimden. Bu şarkıyla tahrik olan bir kadın, bizim ortama girmekle kalmaz, o ortamda patron bile olabilirdi. Sanki O’na, yıllardır ihtiyacı olan, yaptığında kendini bulacağı şeyi yaşatacakmışım gibi hissettim. En azından benim aklımdaki çelişkiler silinmişti.

Ama Arzu’nun çelişkileri... Yaşayarak öğrenebilirdim. Bunu hak ediyordu.

Petrov’u aradım.
“Nerde kaldınız?”
“Hiç dışarı çıkasımız yok ya... Siz gelsenize eve direk.”
“Tamamdır...”

Bir taksiye atlayıp, Ortaköy’e doğru yola çıktık. 

Devam edecek...

15 yorum:

  1. Çelişki kalacak bir durum yokmuş, ritmi bile vermiş görünse de bir sürpriz bekliyorum. Hadi bakalım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnsanın olduğu her yerde sürprizlere hazırlıklı olmak lazım :)

      Sil
  2. Arzu'ya güvendiğimi söylemiştim! Bir kadın bir şeyi yapmak istemişse yapar tereddüt ya da çelişkiler de işe biraz heyecan katmak için vardır. Artık ortamın altından mı kalkar yoksa üstünden mi bilmiyorum ama ortamın Arzu'yu seveceği kesin :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İçinden Aslı'ya "Yürü be Aslı" demek geçti değil mi bunları yazarken? :)

      Sil
  3. AC/DC şarkılarını ben de çok severim ama hiç seks şarkısı olarak düşünmemiştim. Artık bu şarkıyı dinlerken aklıma hep, Arzu gelecek. :D

    Arzu bu işi başaracak, bence. Tek bir şarkı onu cesaretlendirmeye yetmiş gibi. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben genelde jazz ve blues tercih ediyorum, bazı özel durumlarda da rock ve metal :) Ama bu şarkı kesinlikle o sırada özel olarak dinlenmeyi hak ediyor :)

      Sil
  4. Vay be müzik olayı etkileyiciydi.. Gerçekten.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnsanı havaya sokuyor değil mi? :)

      Sil
  5. Arzu`ya bak sen :D Arzu beni yanıltmadı. Sevdim ben bu hatunu :D
    Ay bir de teşekkürler yazmışsın hemen:D ancak gördüm yorumu hemen geldim okumaya:D
    Ama yetmedi ki daha uzun istedim ama en azından uzun beklemedim :D (Amma memnuniyetsiz bir şeysin diceksin haklısın :D Ama hastayım huysuzum kartını kullanırım :D )

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Arzu kadınlar açısından sevilen bir karakter oldu, sanırım sebebi de "biz yapamıyoruz, bari Arzu kardeşimiz yapsın" gibi bi bilinçaltı olabilir :p
      Sana yazdığım cevaptan sonra kendimi suçlu hissetmiştim açıkçası biraz, centilmen davranmadım mı acaba diye :) Neyse ki bu suçluluğumu tepe tepe kullanacak kötü niyetli biri değilsin :)
      Şu anda kahvemi koyduğumu ve yeni bölümü yazmaya başladığımı söylesem, biraz iyi gelir mi? Ama bak aklıma Buddha'nın yazısı geldi şimdi de, çorba yapanın yok mu? :)

      Sil
    2. Yapsın tabi :D Ama cidden bıktım etraftaki sümsük tiplerden. Ondan sevdim bu Arzuyu cesur.
      Geldi bile :D Sen yaz ben rahatsız etmeden buralarda dolanırım :D
      Annem yapıyor işte :D Yapmak isteyenin de gözünü annemle korkutuyorum :D
      Birde saat on buçukta kapıma gelen sevgili arkadaşlarım var ama onlara da açız diyor çorbayı ben getiriyorum. Onlarsa oturup babamla arabalardan bahsediyor. Vicdansızlar :D

      Sil
    3. Evet ya, kadının da erkeğin de sümsüğü çekilmez oluyor... Bazen de "acaba ben de mi sümsüklük yapıyorum?" diye kendimizi sorguladığımız için iyi geliyor böyle karakterler sanırım.
      Dolanmaya devam et, motive ediyorsun :)
      Arkadaş ortamı böyle olan insanın çareyi bloglarda araması şu an bütün taşları oturttu benim kafamda :D

      Sil
    4. Tekrar okuyunca, acaba son cümlem yanlış anlaşılmış mıdır diye şüpheye düştüm cadıcık... Şaka yaptığımı biliyorsun değil mi? :)

      Sil
    5. Yok be ne yanlış anlayacağım :D

      Sil
    6. Tam sabah kahvemi içip blogları karıştırırken, "Ya nereye kayboldu bu cadı" diyordum, tam zamanında gelmişsin bak :)

      Sil