25 Nisan 2015 Cumartesi

Kaçamak - 4


İlk görüşmemizin ardından O’nu evine yakın bir yerlerde bıraktım. Bir sonraki görüşmemiz için bana haber verecekti...

Sonraki günler, telefonda geçen konuşmalarımızdaki samimiyet düzeyinden ve ses tonundan, artık bir eşiği atladığımızı hissediyordum. Birbirimizi istiyorduk ve önümüzde uygun zaman ve mekan belirlemekten öte bir engel yoktu.

Bir gün, öğlen saatlerinde aradı. Sesi biraz telaşlı geliyordu.
“Bu akşam kalabileceğimiz bir yer ayarlayabilir misin?” diye sormuştu.
“Tabii ki.” dedim. Sesi sakinleşmişti. Sanırım bir iki gün önceden göremediği bir fırsat çıkmıştı bu akşam için ve bunu kaçırmak istemiyordu.
“Pekala. Geçen gün buluştuğumuz yerden aynı saatte al beni.”
“Tamam.” diyerek telefonu kapatır kapatmaz, daha önce de kaldığım ve kalitesine güvendiğim bir oteli aradım. Rezervasyonu yaptırdım.

İş çıkışında O’nu aldım. Üstünde aynı kıyafetler vardı.
“Her zaman aynı şeyleri giymiyorum, ama ilk buluşmamızda bunları ne kadar sevdiğini bakışlarından anlamıştım.” dedi.

Haklıydı. İlk buluşmamızda, O’na bakarken, dar kalem eteğini ve beyaz gömleğini nasıl sıyıracağımı, hatta tamamen soymadan içine nasıl gireceğimi hayal etmiştim. Bunları hayal ederken de, gözlerim uslu durmamış, beni ele vermişti sanırım.


Otele gidene kadar pek konuşmadık. Filiz’in ses tonunda biraz gerginlik vardı sanki. Belki de heyecan... Aklından geçenleri konuşarak dağıtmak istemiyor da olabilirdi. İkimiz de, otel odasına girdiğimizde neler olacağına odaklanmıştık, bunu anlayabiliyordum. Güzel olan şey ise, aklımızdan geçen şeylerin uyumunu yakalayıp yakalayamayacağımızı o odaya girmeden anlayamayacaktık.

Otel odasına girdiğimizde, önce “Güzel yermiş.” dedi, ayakta dururken. Nedense kendini rahat hissetmediğini düşünmüştüm. Neyse ki beni yanıltmakta gecikmedi.

“Üç buçuk saatimiz kaldı. Marifetlerini göster ve beni başka bir dünyaya götür...” dedi karşımda ayakta dururken.

O’na yaklaştım. Karşınızda güzel bir manzara olur da neresine bakacağınızı bilemezsiniz ya... Ya da sanat eseri gibi sunulmuş bir yemeği nerden yemeye başlayacağınızı kestiremezsiniz... Bu yüzden çok kısa bir zaman dilimini, henüz çıplak olmayan vücudunu seyretmekle geçirdim. Neyse ki ellerim benden bağımsız olarak hareket etti. Yoksa o zaman dilimi öngöremediğim kadar uzayabilirdi...

Bir elimi beline doladım. Diğerini de ensesine... O’nu ilk gördüğümde hayalini kurduğum gibi, kollarımın arasına aldığım vücudunu yere paralel hale getirip, ateşli ve uzun bir öpücükle başladım...

Devam edecek...

25 yorum:

  1. Sanırım her şey aslında şimdi başlıyor. Filiz'in o anki duruşu baya güçlü gibi ama yaptığından tereddüt ediyormuş hissi verdi bana. Sanki kendini güçlü göstermezse ve karşısındaki biraz kendini çekerse anında kapıyı çarpıp kaçacakmış gibi. Hoş haklı biraz da ne de olsa evliliğinden sonra birlikte olduğu ilk farklı kişi ve tamamen gizli bir şey bu. O heyecan ve acaba hissiyle iyi ayakta durmayı başarabilmiş :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle bir kaçamaktan tereddüt duymamak için katil soğukkanlılığına sahip olmak gerekir sanırım... Ve buna sahip olanın da bu tür kaçamaklara ihtiyacı olmayacak kadar duygusuz olduğunu düşünürsek... Bu gibi durumlar hep bir paradoksu da beraberinde getiriyor :)
      İlk farklı kişi olmadığımı söyleyebilirim :) Ama her defasında bu heyecanı hissettiğini de söyleyebilirim. Kaldı ki, aslında istediği ve sevdiği his de bu... Üniversiteli bir genç kız gibi biraz tedirgin ama çokça istekli olması....

      Sil
    2. Doğru dedin ama kafasında plan yapmış ve ona göre güçlü bir kadın olduğu için daha tereddütsüz olur diye düşünmüştüm :D
      evlendikten sonraki ilk kaçamağı değil mi bu filizin yanlış mı anladım :O

      Sil
    3. Acaba evlendikten sonra ilk kaçamağı olduğunu düşündürecek bir şeyler mi yazdım diye dönüp baktım öncekilere... Sana bunu düşündüren ne oldu bakiyim?

      Sil
    4. Aslında sen sorunca düşündüm de bilmiyorum ahahahaha ama nedense ilk kaçamağı olduğu fikri kafamdaydi hep hangi cümlenin neresinden bir şey anladiysam kendime göre yorumlamış olabilirim bilmiyorum :D belki bu denli pimpirikli olmasından kaynaklı oyle düşünmüşümdür belki de bu denli güçlü karakterde bir kadının her anlamda yetinemedigini fark ettiği bir adamdan ayrılacağı düşüncesi oturmuştur kafama ama suan tam olarak neden öyle düşündüm emin olamıyorum :D

      Sil
    5. Benim yazdıklarıma paralel bir hikaye yazıyorsun sanki... Sevdim bunu, hatta keşke okuyabileceğim bir şeyler olsaydı :)

      Sil
    6. Keşke benim de okuyabileceğim bir yerler olsaydı :)
      Öyle bir kadının bilinçaltı da ilgi çekici olabilir. İlk defa eşini bir kenara koyup bir başkasıyla birlikte olan. Her şeyin ilki bir başka oluyor ne de olsa :D

      Sil
    7. Elimizde şöyle bir şey var: Benim dişi halim gibi yazan bir blogger keşfettim, belki sen de seversin ;)
      http://homoerectuts.blogspot.com/

      Sil
    8. Aslında ben de tam sağda takip ettiklerinde o bloga girip bakmaya başlamıştım :D

      Sil
    9. Kalp kalbe karşıdır mı derler :)
      Senin blog da güzel durdu orda ayrıca ;)

      Sil
  2. okurken bir şey merak ettim, filiz bu kararı - ilk aldatma kararını- nasıl aldı?
    heyecan kısmını anlayabiliyorum ama... ondan dinlemek isterdim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Belki gelecek bölümlerde ondan dinleyebiliriz :)

      Sil
  3. Hikayenin içinde bir gerçek var mı, merak etmiyor değilim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Inandırıcı gelmediği için mi soruyorsun yoksa gerçekçi geldiği için mi? :)

      Sil
    2. Yalnızca öğrenmek istediğim için :)

      Sil
    3. Emilia,
      Beşinci ve altıncı bölümü yazarken, senin bu yorumun da geldi aklıma. Dedim ki, biraz gerçekliğin sınırlarını zorlayayım, onu eğip bükeyim :)

      Sil
    4. Hem de final gelmiş! Henüz okumadım. Gerçekliğini de düşünerek en baştan tekrar okuyacağım ilk fırsatta. Gelip yine karalarım buraya. :)

      Sil
  4. Çok riskli be. Tanıdık görür şu görür iyi plan ve cesaret lazım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşten arabaya atlayıp doğru otele gitmek de bu yollardan biri :)
      Buna cesaret eden biri planını da eksik bırakmaz ama değil mi? :)

      Sil
    2. Neydi o söz? Minareyi çalan kılıfını hazırlar mıydı? :)

      Sil
  5. Ben yokken tam üç bölüm yazıp, yayınlamışsın. En sevdiğim yazar modeli, okurunu bekletmeyen. :))

    Yukarıdaki tek bir cümleye takıldım, marifetlerini göster ve beni başka bir dünyaya götür. :) Bu cümleyi okuduktan sonra ben de Filiz'e katılıyorum. Merakla bekliyoruz, marifetlerinizi. :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım beşinci ve altıncı bölüm "marifetleri gösterme" konusunda tatmin edici olmuştur senin için... Her ne kadar farklı bir şekilde anlatmış olsam da :)
      Buralarda yokluğun belli oluyor Drama, özlettin kendini :)

      Sil