31 Mart 2015 Salı

Ortam - 1

“Ne zamandır ortam yapmıyoruz..” dedi telefonda, te ortaokuldan beri yakın dostum, Petrov.
“E yapalım.” dedim.
“İçilecekleri ben ayarlarım, Melis gelir.”
“Funda da gelir, bir de yeni bir aday olabilir. İstersen önce bir tanışalım, karşılıklı kanı ısınırsa ekibin, deneriz O’nu da.”
“Daha önce yapmış mı böyle bir şey?”
“Hayır.”
“Off, getirme diyorum oğlum şöyle tecrübesizleri. Neyse, bir tanışalım bakalım.”
“Ulan sen de ne ‘istemem yan cebime koy’cu adamsın.”
“Neyse, bu Cumartesi yapalım o zaman.”
“Hadi görüşürüz.”

Funda’yı aradım.

“Hişt, bu Cumartesi ne yapıyorsun yavru?”
“Bir planım yok gibi, neden?”
“İstediğin kadar içki, istediğin kadar ben, biraz Petrov, istersen biraz da Melis ve yeni adayımızdan... Gelir misin?”
“Diyorsun...”
“Ben alırım seni.”
“Tamamdır.”

Funda da kesinleştiğine göre, yeni adayımız Arzu’ya haber verebilirdim. Melis kesin olmasa Petrov aramazdı zaten.

Arzu’yu aradım.

“Sana bahsettiğim bir konu vardı ya...”
“Şu ortam mı? Eee?”
“Hala istiyorsan bu Cumartesi yapmayı düşünüyoruz. Ama önce bizimkilerle tanışmak için öğlen buluşmamız gerek. Hem onlar seni tanısın hem sen onları tanı.”
“Evet, istiyorum. Tamamdır. Yeri zamanı falan söylersiniz.”

Petrov haklıydı, gerçekten uzun zamandır yapmıyorduk. Ben de özlediğimi fark ettim. Fındıklı’da çok sevdiğim çay bahçesine kuruldum. Demli bir çay söyledim. Denizi ve martıları seyrederek çayımı ve sigaramı içtim. Sonra, kafamı yanımda getirdiğim defterime gömüp, uzun zamandır kurguladığım halde yazmaya yeni başladığım romanıma çalıştım.

Bu “ortam”ı son zamanlarda yapmaya başlamıştık. İstanbul’a geldiğim zamanlarda (evet, bir süreliğine Amerika’da olmam gerekiyordu), daha önceden birbirimizi tanıdığımız, bazıları da yeni aday olan partnerlerimizle Petrov’un evinde toplanıyor, içiyor, muhabbet ediyor, sonra muhabbet nereye giderse ordan devam ediyorduk. Tek bir kuralımız vardı. Kim ne yapacaksa ortada yapacak...



Son “ortamımızda” bir kaç şişe viskiyi devirdikten sonra, gece şöyle bitmişti. Funda kucağımda zıplıyor, yanımda oturan Melis’in açık bacaklarının arasında Petrov gidip geliyor, yeni adayımız da hem kızları hem bizi okşayıp arada oral yaptırırken sırasını bekliyordu.

Gece herkes açısından tatmin edici bitmiş, yeni adayımız yaşattığımız tecrübe için teşekkür etmiş, tekrar etmek isterse haber vereceğini söylemişti. Eve gitmesi gerektiğinden, sarhoş olsam da arabayla onu bırakmak zorundaydım. Bu saatte tek başına gidemezdi. Neyse ki, sarhoşken direksiyon başında kontrolümü kaybetmemek gibi bir refleksim vardı. Sanırım beynimin oynadığı oyunlardan biri...

Bu güzel hatırayı tekrar düşününce, Cumartesi için sabırsızlanmaya başladım. Umarım Arzu da bir önceki partnerimiz kadar memnun kalırdı...

Devam edecek...




15 yorum:

  1. "Ortam" gerçekten ilginçmiş. Ve kafan uçukken bunu düşünmen cidden ilginç. Hoş, bu tür şeyler hep kafa yerinde değilken gelir :D
    Bakalım Arzu "ortam" hakkında ne düşünecek. devamını bekliyorum :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım Türkiye'de yaşadıklarımı özledim... Duygulanmış olabilirim :) ortam her ne kadar duygusal görünmese de, o ekipteki herkesin yaşadığı en iyi deneyimlerdi, bu yüzden insanın aklına gelip duruyor böyle anlarda...

      Sil
  2. Bu partnerler kalıcı değil mi? takıla takıla buna mı takıldın diyeceksin ama evet. Pek bir dışlanmışlar gibi geldi :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok bi değişiklik olmazsa, evet kalıcılar :) ne açıdan dışlanmış?

      Sil
    2. değişiklikten dolayı. Kalıcı olamamış çekirdek kadroya sızamamış falan :D

      Sil
    3. Adaylardan bahsediyorsun sanırım :) Bazıları, sadece böyle bir deneyim yaşamak için katılıyor, sonra tatlı bir anı olarak hatırlamak üzere yollarına devam ediyor. Bazıları da tekrar yaşamak istiyor ve eğer herkes ahenkten memnun kaldıysa, tekrar yaşanabiliyor :) Dışlanma değil aslında, kıdem farkı diyelim :)

      Sil
  3. itiraf ediyorum, ben senin geçen seferki yazını da okuyup, dur ulan ha şimdi ha sonra derken yorum yazmayı unutmuştum.
    bu yorumu bir önceki yazın için af olarak da almanı rica ederim :)
    senin bu ortam güzel be meçhul, hatta elden geldiğince tekrarlamak lazım.
    kan yapar ;)
    de-vam!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Buddha, nerelerdesin, bu kadar ara yeter, bu arada yaşadıklarını yaz da okuyalım :)

      Sil
  4. Senin yazılarını okurken aldığım keyfi sen de alabiliyorsundur umarım burdan :)

    YanıtlaSil
  5. Bu ortamlar bayağı fenaymış.

    Bu arada ortama girmeye çalışan aday arkadaşlara başarılar dilemek istiyorum. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Pozitif anlamda mı fena, yoksa negatif anlamda mı? Ya da orası bana kalsın mı diyosun? :)

      Aday arkadaşlara iyi dileklerini ileteceğim :)

      Sil
    2. Yok bana kalmasın, söyleyebilirim. :) Şu an da pozitif anlamda fena demek geldi içimden. Birkaç dakika sonra fikrimi değiştirebilirim. :) Ortamın havasına göre benim de cevabım değişir, sanırım. :)

      Sil
    3. Saat de uygun sanırım :) uykudan önce...
      İyileştin mi bakiyim sen? :)

      Sil
  6. fındıklıdaki çay bahçesini de ben de pek severim yaa :) bu ortamları beyoğlunda parayla yapıyolar yaa :) gecesi 250 filan oluyo, çok özel kulüpler filan işte :) her yerde ilan asıyolar ha haa nette de var ilanlar :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. o çay bahçesini çok özledim çok :)
      bizim ortamlarda para söz konusu olmaz, bu tür şeylerde profesyonelliğe karşıyız sevgili deeptone ;) üstelik parayla satın alınamayacak kadar kıymetli anlar yaşayabiliyoruz ;)

      Sil