13 Haziran 2014 Cuma

Güneye Giderken - 12

İçkisinden bir yudum alan Beyza, zaten zirvede olan merakımızı iyice alevlendirmek için bir süre sessiz kaldı. Sonunda anlatmaya başladı.


“Aslında anlatacak çok bir şey yok. Tek bir isim söyleyeceğim ve ondan sonra taşlar yerine oturacak sende. Deniz’i hatırlıyor musun?” diye sordu.
“LGBT derneğinden olan Deniz’i diyorsun...”

Deniz, iki yıl öncesinde, bir süre birlikte takıldığımız, biseksüel bir kadındı. Melis’ten tek farkı, bu tür yönelimlerinin ve kadınlara karşı olan ilgisinin adını koymuş, bunu sadece fantezi olarak değil, bir kimlik olarak da yaşıyordu. LGBT bireylerin mücadelesine elinden geldiği kadar katkı koymaya çalışıyordu. Bir eylemde tanışmıştık.

Beyza’yı ise şimdi hatırlamıştım... Deniz’in lezbiyen sevgilisiydi. Açık ilişki yaşıyorlar, Beyza, Deniz’in erkeklerle birlikte olmasına izin veriyordu. Deniz ile benim aramda bir şeyler yaşandığı dönem de bu döneme denk geliyordu. Bir akşam Deniz beni Beyza ile tanıştırmak istemiş, O’nu da eve davet etmişti. Beyza biraz gecikmiş, o gelene kadar biz de neredeyse sarhoş olmuştuk. Beyza’yı hatırlamıyor oluşumun sebebi, aradan geçen zamanın yanında biraz da bu sarhoşluk durumuydu.

Deniz’in aklından geçen o gece grup seks yapmaktı. Beyza ile birlikte soyunarak sevişmeye başladılar. Deniz beni davet ediyordu. Ama Beyza o kadar tutkulu bir şekilde Deniz’i meşgul ediyordu ki, aralarına girmek istemedim. O an Beyza’nın aslında beni kıskandığını ve bu konuda Deniz ile aralarında bir gerilim olduğunu hissettim. Kadınlardan birini mutsuz edeceksem ve kıskanmasına sebep olacaksam, dahil olmamak en iyisiydi. Ben de bu yüzden izlemekle yetindim. Seks sonrası sigaralarını yaktıklarında, Beyza, Deniz’in tuvalete gitmesini fırsat bilerek bana tek bir cümle söyledi.



“Ben Deniz’i gerçekten seviyorum” 

Bunu söylerken gözleri öylesine tutkulu ve teslim olmuş bir şekilde bakıyordu ki, onların arasına girmiş olmamı bir kez daha sorguladım. Aslında bu sorgulama, lezbiyen ilişkilere bakış açımda da dönüm noktası oldu. O zamana kadar, lezbiyen ilişkiler bilinçaltımda hep bir fantezi öğesiydi. Ama Beyza’nın gözlerini o sözleri söylerken gördükten sonra, bu tür ilişkilerin ne denli aşk ile yüklü olabileceğinin kanıtını yaşamış oldum.

Şimdi, iki yıl sonra masamızda oturan Beyza’ya döndüm. Kadehimde kalan viskiyi yudumladıktan sonra, “Haklısın” dedim, “Şimdi hatırladım.” Yaşadıklarımızı Melis’e kısaca anlattıktan sonra –ki O’nun merakını da gidermek gerekiyordu- tekrar Beyza’ya döndüm.

“Ama seninle geçirdiğimiz birkaç saat iki yıl önceydi ve neredeyse zil zurna sarhoştum. Hatırlamıyor oluşuma hak verirsin sanırım.”
“Tabii ki.”
“Asıl ben senin hafızanın bu kadar güçlü oluşuna şaşırdım. Nasıl hatırlayabildin beni?”
“Hatırladım çünkü hayatımda sandığından daha fazla yerin vardı.”
“Nasıl yani?” diye sordum afallayarak.
“Onu da otel yolunda anlatayım, içkileriniz bittiyse...”

Saat geceyarısına gelmek üzereydi. Hesabı ödedim. Deniz kokusuna eşlik eden ve sıcak havayı yumuşatarak tenlerimizi okşayan rüzgar eşliğinde yürümeye başladık.

Devam edecek...

3 yorum:

  1. lezbiyen ilişkiler daha mı romantik ne:)) eline sağlık devamını bekliyoruz...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. lezbiyen bir okuyucumuz varsa onun teyit etmesi daha doğru olur :) teşekkür ederim.

      Sil