10 Haziran 2014 Salı

Güneye Giderken - 11

Söylediği martiniyi yudumlamaya başlayan Beyza, dudaklarının kenarına takındığı belli belirsiz gülümsemesiyle, “Söylemem.” dedi. “Madem paşamız hatırlamıyor, çeksin cezasını.”
“Sen boşver paşayı, benim için söyle, merak etmeye başladım.” diye cevapladı Melis.

Yeni biten soğuk savaşın tekrar başlamasından kaygı duyarak dinliyordum konuşmayı. Bu tür durumlarda bir erkek olarak kenarda sessizce oturmak en iyisidir.


“Belki bir iki içkiden sonra anlatırım.” dedi Beyza. “Ama eğer sizin başka bir planınız varsa, bir içkiden sonra kalkabilirim de.”

İşte bunu beklemiyordum. Beyza, Melis karşısında sadece yelkenleri suya indirmekle kalmamış, tamamıyla teslim olmuştu. Beyza ile ne yaşadığımızı hatırlamasam da, iki kadının birbirini kıskanmasına sebep olacak bir şeyler olduğu belliydi. Eğer Beyza kendisini geri çekiyorsa, ya kendini çatışamayacak kadar güvensiz hissediyordu -ki bu yakın zamanda bir ayrılık veya aldatılmanın etkisi olabilirdi- ya da Melis ile tanışıyor olmasından çekiniyordu. Ne olursa olsun, bu işin içinde bir iş vardı.

“Bir planımız yok” dedi Melis. “Tamamen ânın tadını çıkarıyoruz. Senin de katılmandan memnunuz, değil mi hayatım?”
“Evet, kesinlikle” dedim, Melis’in rahatsız olmadığına emin olduktan sonra. “Sen neler yapıyorsun, seni hangi rüzgâr attı buraya Beyza?”
“Biraz tatile ihtiyacım vardı. Topladım bavulumu, atladım geldim.”
“Yalnız mısın?”
“Yalnızım. Masasında oturduğum çiftle burda tanıştım. Şimdi de sizin masadayım. Bir nevi konsomatris” dedi gülümseyerek. “Siz nerden tanışıyorsunuz bakalım...”
“Paşamız güzelden anlıyor sağolsun, ortak bir arkadaşımız aracılığıyla tanıştık” Melis’in kıvraklığına hayrandım. Her gün selamlaştığı birine barda tanıştığımızı söylemeyecek kadar temkinli olmasına da... “Peki siz nerden tanıştınız?” Melis’in ses tonu ısrarcıydı.

Beyza’nın bu konuda temkinli olmasını anlayabiliyordum. O da Melis ile aynı şeylerden çekiniyordu. Üstelik, Melis dedikodusunu yapabilecek “öğrenci milletinden” biriydi O’nun gözünde. “Anlatacağım” dedi. İşte bunu beklemiyordum. Muzip gülümsemesiyle devam etti: “Ama benim bundan çıkarım ne olacak?” Şimdi taşlar yerine oturuyordu. Kendisinin vereceği sırra karşılık, O da Melis’ten bir sır istiyordu. Bir nevi güvence...

“Ne istiyorsun?” dedi Melis, muziplikte O’ndan aşağı kalmayan bir tavırla, ama aynı zamanda en az O’nun kadar yumuşak ve barışçı bir ses tonuyla.
“Seni!” dedi Melis’e dönerek, belki de kabul etmeyeceğini düşündüğü için.



“Yok artık!” diye geçirdim içimden. Aynı şaşkınlık Melis’te de vardı. “Nasıl yani?” diye sordu.
“Seninle bu gece sevişeceğiz” diye tekrar etti Beyza, içkinin verdiği rahatlık ve cesaretle. Şimdi taşlar yerine oturuyordu. Beyza, Melis’i rakibi olarak değil, avı olarak görüyordu. Bu kadar alttan almasının ve kıskançlık göstermemesinin sebebi buydu. “Kabul mü?” diye devam etti.

Melis önce gülümseyerek bana baktı. “Peki paşamız ne olacak?”
“Sadece seyredecek. Sen beni boşalttıktan sonra seninle ilgilebilir ancak.”
“Bana uyar” dedi Melis. “Sence...” diye sordu bana dönerek.

“Kabul” dedim. “Şimdi nerden tanıştığımızı anlatabilirsin Beyza.”

Devam edecek...

9 yorum:

  1. devamini bekliyorum.hemen yazzzzzzzz

    YanıtlaSil
  2. merak ettimmmmmmmm)

    YanıtlaSil
  3. Biraz göz gezdirdimde güzel anlatıyorsunuz, bir kaç nacizane tavsiye, bazı cümlelerde direk organların ismi yada gibi gibi değilde üstün körü belli etseniz ve okuyucu kendi anlasa daha hoş olur. Pornografik değilde hafif seksepalliği hissetse zaten anlaşılır. Yoksa güzel anlatılan hikayeyi birden pornolaştırıyormuş gibi geldi, buda basitleştirir şahsi fikrim. Mesela alis o seviyeyi çok iyi ayarlar =) onada slm burdan hahaha

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. Aslında ben de sizin bahsettiğiniz noktayı uzun süre düşündüm ve kimi zaman kendi içimde çelişki yaşadım. Bazı sözcükleri ölçülü bir şekilde de olsa açıkça yazmakta karar kıldım en sonunda... Ama bi sorun neden? :)
      Seksin ve sekse dair her şeyin insani ve doğal olduğunu biliyoruz. Ama bu doğallık, ikili bir kıskaç içinde. Bir taraftan gericilik, diğer taraftan da bedenin meta olarak pazarlanması ve pornografi. Tamam, ikisinden de değiliz... Ama hiç mi etkilenmiyoruz? Yani mesela, "ya şimdi bir şey söyleyen çıkar, biraz daha yumuşatayım laflarımı" ya da "biraz daha uzatayım etek boyumu, laf atan olursa haksız durumuna düşerim" dedikçe, savaş alanında mevzi kaybediyormuşuz gibi gelmiyor mu size de?. Haklıyken, sessizliğimizden dolayı haksız duruma düşüyoruz toplumsal yaşam alanlarında... Tam da bu yüzden, biraz daha cesur olmak, biraz daha yüksek sesle konuşmak, tabiri caizse biraz daha "göze sokmak" gerekli diye düşünüyorum ben de...
      Bir de pornografiye değinmeden geçmeyeyim. Kadın ya da erkek bedeninin pazarlanması ve bunun üzerinden para kazanılması (bu porno filmler olabileceği gibi, defileler de olabilir, seks emekçiliği de olabilir) haricinde, erotizmin ve pornografik fikirlerin de insan ruhunu yansıttığını ve doğal olduğunu düşünüyorum. Sonuçta bundan "maddi bir çıkar" elde etmiyor insanlar. Hayatlarına renk katıyorlar ve yaşamak istedikleri şeyleri gizlemeden, saklamadan, çekinmeden yaşıyorlar. Bence olması gereken de bu...
      Bu yaklaşımların öykü ile bağına gelince... Öykünün kurgusu içerisinde abes durmaması, öyküye iyi yedirebilmek, gerekli ağırlıktan fazlasını vermemek vs. bunlar çok ince ayarlar ve bazen tutmayabiliyor işte. Yazdıkça daha iyi ürünler çıkacaktır umarım.
      Naçizane :)

      Sil
    2. hahaha!!! allah seni bildiği gibi yapsın e mi sonsuz:))))) ne diyeyim ben sana, ta burdan bana yetiştin ya:))))
      ben de sonsuzla aynı fikirdeyim bu arada. pornografik ve argo kelimeler beni de irrite eder.
      bu tip söylemler sadece iki kişinin arasında ve özel anlarda daha doğal bence.
      tabii bu benim şahsi fikrim, bu tip kelimeler hikayenin özgünlüğünü kaybettiriyor sanki.

      bununla birlikte; hikayeleriniz güzel ve iç gıcıklayıcı, okumak keyifli, o nedenle takipteyim.
      sevgiler..

      Sil
    3. Teşekkür ederim Aliscim. Dikkate alacağım. Alıyorum. Aldım. Umarım yeni hikayende başına çok kötü şeyler gelmemiştir :)

      Sil
  4. bence cooook iyi gidiyorsun.Devaaaaaaammmmmm

    YanıtlaSil