8 Ağustos 2013 Perşembe

Güneye Giderken - 6

Ertesi gün Handan’ın evinden çıktığımızda öğleni geçiyordu.
“Kadının içinde ne varmış yahu.” dedi Melis yüksek sesle gülerek.
Ben de gülmesine katıldım.

Handan ikimizi de şaşırtmıştı. Tecrübesiz olmasına karşın, içinde biriktirdiği bütün fantezileri yaşamıştı. Gece boyunca emirler yağdırmış, istediği her şeyi yaptırmıştı. Önce Melis’in saçlarından tutarak kafasını penisime bastırmış, sonra kendi vajinasını yalatmıştı. Bu daha başlangıçtı. “Hadi becer şu kaltağı” diyerek Melis’i kucağıma oturtmuş, bizi seyretmekle kalmayarak bizzat yönlendirmişti. Melis kucağımda zıplarken Melis’in saçlarını çekmiş, tokatlamış, ellerini vücudumda gezdirerek kaslarımın tadını çıkarmıştı. Farklı pozisyonlarda bir süre Melis’le sevişmemi izlerken vajinasını okşamış, havaya girdiğinde de beni sırtüstü yatırarak vajinasını ağzıma getirmişti. Bir taraftan Melis penisimin üstünde gidip geliyor, bir taraftan da Handan vajinasını yalatıyordu. Aynı zamanda Handan Melis’e göğüslerini yalatıyordu.

Biraz sonra yer değiştirdiler. Melis ben onu yalarken boşalmış, kendini kenara atmıştı. Handan’ı doyurmak uzun sürdü. Ama dominant kadın rolünde olması beni de tahrik ediyordu. O’na zevk verdiğimi gördükçe egolarım kabarıyordu. Ben boşalmak üzereyken, Melis’i saçlarından tutup getirerek ağzını açmasını emretti. Buna alışkın olan Melis, yine de tecrübesizmiş ve zorla spermlerimi yutuyormuş gibi yaptı. Handan bundan daha fazla zevk aldı. Bir süre sonra tekrar emirlerini yağdırmaya başladı. Önce Melis’i zorluyor, seyrederken tahrik oluyor, O’nun yorulduğunu görünce de başrole geçiyordu. Bu oyunlar sabaha kadar sürdü…

Finali ise birlikte yapmak istedi. Yan yana Melis ile birlikte domaldı. Ben bir Melis’in, bir Handan’ın içine giriyordum. Birinin içindeyken diğerinin vajinasını okşuyor, kalçalarını tokatlıyordum. Boşalacağım zaman, ikisi birden önümde diz çöktü. Spermlerimi ikisinin de suratına akıttım. Önce Melis Handan’ın yüzünü yalayarak temizledi, sonra da Handan Melis’in…  

Sabah hepimiz yorgun argın salondaki kanepelere serildiğimizde, Handan, “İkimize de yettin köle!” diyerek güldü bana.
“Köleleriniz ne zaman isterseniz emrinizde olacak efendim.” diye araya girdi Melis.

Dün geceyi hatırlayarak gülerken, yanımda yürüyen Melis’e baktım.
“Ben asıl senin içinden çıkanlara şaşırdım” diyerek devamını getirdim.
“Pişman mısın?”
“Pişman mı görünüyorum?”
Gülümsedi. “Artık bir sonraki adrese doğru yola çıkabiliriz. Burada yapacağımızı yaptık sayılır.”
Pansiyondan eşyalarımızı topladık. Akyaka’ya doğru yola çıkarken, “Pansiyona da boşuna para verdik” dedim.
“Ben de bunu ne zaman söyleyeceksin diye bekliyordum, gece pansiyonda kalsaydın” diye güldü.

“Efendine laf yetiştirmeye utanmıyor musun köle!” diyerek dalga geçtim.  Unutulmaz bir macerayı arkamızda bırakarak gaza bastım.

Devam edecek...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder