20 Haziran 2013 Perşembe

Isınan Akşam - 5

Bir şişe tekila alıp eve geçtik. Salonda beni bekleyebileceğini söyledim. Kabul etmedi. Mutfakta tekila için shot bardaklarını, limonları ve tuzu hazırlarken bana yardım etti. Salona geçerken gözü kitaplığıma takıldı.

“Okumayı seviyorsun sanırım.” dedi gözlerime bakarak.
“Sevmekten öte, ekmek ve su gibi bir ihtiyaç.” dedim.

Eline şiir kitaplarından birini aldı. Sessizce bir sayfa okumaya başladı. Uzaktan O’nu seyrediyordum. Hangi kitabı okuduğunu anlamam için biraz daha yanına yaklaşmam gerekti. Can Yücel... Kitabı elinden aldım gülerek. Buluşmak Üzere şiiriydi okuduğu... Sesli olarak okumaya başladım.

“Diyelim yağmura tutuldun bir gün...”

Şiiri bitirdiğimde, derin bakışlarını üstümde yakaladım.
“Artık tekila zamanı” dedi.
İçkileri koyduğumuz sehpanın önündeki iki kişilik kanepeye geçtik.
“Tekila en güzel nasıl içilir biliyor musun?” diye sordu.
“Önce tuz, sonra tekila, sonra limon...” diyerek yanıtladım.

“Bu kadar ruhsuz bir cevabı sana hiç yakıştıramadım. Önemli olan kadeh olarak ne kullanacağın...” dedi gülerek. Sessizce devamını getirmesini bekledim. O içkileri kadehlere dolduruyordu. İşi bitince elimi eline aldı. Baş parmağımla işaret parmağımın arasına biraz limon sürdü ve tuz serpti. Elimi ağzına alarak emmeye başladı. Parmaklarıma bulaşan bütün limon suyunu parmaklarımla birlikte emdi. Tekilayı içti. Bu sefer, limonu eline alarak emdi. Gözlerimin içine bakarak... Oyunu anlamıştım. Ama bir adım ileriye götürmem gerekiyordu.

Askılı bluzunun açıkta bıraktığı omuz çukuruna limon sürdüm ve tuzu koydum. Isınmış tenini yalayarak tuzu ve limonu emdim. Bir taraftan da ellerim kıvrımları belirgin belindeydi. Hafifiçe inlediğini duydum. Tekilayı içtikten sonra limonu emdim ve emerken O’nun gözlerinin içine baktım. Gülümsüyordu.

Önce işaret parmağımın tamamına ağzına aldı. Bir taraftan ıslatıyor, bir taraftan da emiyordu. Islattığı parmağımı tuza bandırdı. Parmağımdaki tuzu yaladıktan sonra tekila ve limon klasiğini tekrarladı. O limonu emer emmez, ben de dudaklarına yapıştım. Bir taraftan dolgun dudaklarını emerek öperken, diğer taraftan da askılı bluzunun askılarını indirdim kollarından. Göğüslerini sadece südyeni gizliyordu. Kollarıyla göğüslerini sıkıştırmasını söyledim.

Göğüslerinin arasında dilimi gezdirdikten sonra, önce limonu, sonra tuzu sürdüm. Göğüslerinin arasını tekrar yalamaya başladım. Benim tekila kadehimi hazırlamıştı bile... Shot yaptıktan sonra sıra limondaydı. Dişlerinin arasına sıkıştırdığı limon parçasını dişlerimle alırken, dudaklarına bir kez daha yapıştım.

“Hep böyle yaratıcı mısın sen?” diye sordu.

“Sen ilham veriyorsun.” dedim.

Devam edecek...


4 yorum:

  1. yazarımız coşmuş bu bölümde şu soğuk gecede beni yaktı :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yanmış halinin fotoğraflarını bloga destek için gönderebilirsin :)

      Sil
    2. en kısa sürede ;)

      Sil