7 Haziran 2013 Cuma

Isınan Akşam - 3

“En baştan başlayayım.” Dedim sigaralarımızı yakarken.
“Seni sen yapan şeyleri nasıl tanımlarsın? Aile, okul, arkadaşlar, ilk aşk, kitaplar... Hepsinden biraz vardır değil mi?”
“Kesinlikle.”
“Aynı zamanda bunların hepsinin elinden çıkmış saf bir hamur da değilsin. Hepsiyle belli bir ilişki yaşıyorsun, bazılarını reddediyorsun, bazılarını ise benimsiyorsun. Peki seni belirleyen, seni sen yapan bunca şey varken, bir insanı bir iki hareketiyle tanımlayabilir misin?”
“Tabii ki hayır, ama böyle yapılıyor genelde.”
“Evet, öyle yapılıyor. Çünkü kolaya kaçmaya alışkın insanlar. Bir insanı yaşayarak tanımaya cesaretleri yok. Üstüne üstlük, hep toplumsal önyargılarımızla düşünüyoruz.”
“Özellikle de cinsellik konusunda.”
“Evet. Belli ahlâk kalıpları var, kimin belirlediği, neye göre belirlendiği belli olmayan. Bunun bir tarafı kadınlara şiddet göstermeye, töre cinayetlerine, çocuk yaşta evliliğe, kuma getirmeye kadar dayanıyor. En masumu ise, ‘Aman insanlar ne der!’ diye düşünmek oluyor.”
“Bunu hiç düşünmemeli miyiz sence?”
“Düşünmeliyiz. Ama sorgulamadan kabullenmemeliyiz. Eğer milletin ne dediğine kafayı takarsak, gittikçe kendimiz olmaktan uzaklaşıyoruz. Başkalarına göre yaşayan bireyler oluyoruz. Örneğin senin bana söylediğin şu cümle, ‘Bu kadar rahat değiliz aslında’. Bunu söyleme ihtiyacı hissetin, çünkü toplumsal algıya göre seni sadece yatılacak kadın olarak görmemden korktun.”
“Haklısın.”
“Bunu söylemek seni de rahatsız etti belki. Kendini açıklama ihtiyacı hissetmek... Ama yine de yapmak zorunda hissettin. İşte tam da kastettiğim şey bu. Genel algıdan korktuğumuz için, kendimizi bir şeylere zorlamak... Bu bir yerde açıklama yapma ihtiyacı olur, başka bir yerde kendinden taviz verme...”
“Peki ama başka çare var mı? Sonuçta bizim gerçekliğimiz bu.”
“Tabii ki var. Bu gerçeklerle nasıl başa çıktığımızla alakalı bence.”
“Nasıl başa çıkabilirmişiz?”
“Gerçek tek başına hiçbir şey ifade etmez. Önemli olan onunla nasıl ilişki kurduğun.”
“Nasıl yani?”
“Gerçeklik senden, benden bağımsız bir şey değil ki. Gerçeklik değiştirilemez de değil.”
“Dur bir dakika dur. Çok soyut oldu bu.”

“Pekala.” Dedim. “Somutlaştırayım o halde.”   

Devam edecek...

4 yorum:

  1. Tam da sigara yakıyordum ki cümle de öyle başlıyormuş.. Aşksız sex hamallıktır diye bir laf etmek istedim..

    YanıtlaSil
  2. sigarayla iyi gidiyor bu hikayeler :)

    aşktan ne anladığımıza bağlı aslında... ama bu da çok uzun bir tartışmanın konusu tabi :)

    YanıtlaSil
  3. aski tanimlamak kolaymi sizce

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. tabii ki hayır... aşk sadece yaşanırken tanımlanabilir. ben burda aşkı tanımlamıyorum, aşk ile yaşanmış anların fotoğrafını çekiyorum sadece...

      Sil