1 Aralık 2012 Cumartesi

Tek Tabanca - 1


Cumartesi günüydü. Nerdeyse bütün günü evde pinekleyerek geçirmiştim. Öğleden sonra yataktan kalkmış, keyfime göre kendime bir kahvaltı hazırlamıştım. Kahve, televizyon, film derken akşam olmuştu. Akşam yemeği için kendime ne yapsam diye düşünüyordum. Derken, akşam yemeğini düşünmek yerine, niye bütün gün depresyonda gibi hareket ettiğimi düşünmeye başladım. Neden tek başıma evde takılarak anlamsız bir haftasonu geçireyim ki? Tek başıma takılacaksam dışarda takılabilirdim...

Saat yediydi. Cumartesi gecesini dışarda geçirmek için geç sayılmazdı. Duşa girdim. Traş oldum. Buz mavisi kot pantolon, siyah body ve kot ceketimi geçirdim üstüme. En sevdiğim parfümümü sıktım. Birkaç gün önce aldığım ayakkabılarımı giydim. Hazırdım.

Bu gece kafayı bulacaktım. O yüzden arabanın anahtarlarını evde bıraktım. Taksi çevirdim. “Taksim’e.” dedim.  Taksici “Tamam.” diye cevapladıktan sonra, Taksim’e gelene kadar hiç ağzını açmadı. Laf olsun diye havadan sudan konuşmayan taksicileri sevdiğimi farkettim bir kez daha. En iyi taksici sadece taksisini süren taksiciydi.

İlk adresim Gümüşsuyu’ndaki Ayaspaşa Rus Restoranı’ydı. Rus bonfilesi ve bir duble rakı söyledim. Rulo yapılmış çıtır bonfilenin içinde kaşar, salam ve mantar uzun zamandır özlediğim bir tattı. Daha ilk lokmada, “Bırak sen evde yemek yapma işlerini, adamlar zaten senden iyisini yapıyor.” diye geçirdim içimden. Neyse ki, ne yersem yiyeyim göbek yapmayan şanslı erkeklerdendim.

Sigaramı yaktım. Kulağımda çalan müzik eşliğinde yürüyordum. Restorandan çıktığımda, caz çalan bir mekana gitmeye niyetliydim. Ama yürürken dinlediğim Iron Maiden nezdinde, heavy metal dinlemeyi ne kadar özlediğimi farkettim. Rotam değişmişti. Adımlarımı hızlandırdım.

Dorock’ın kapısından girer girmez, yüksek sesli canlı müzik beni kendine çekti. Hemen biramı elime alarak sahne önüne gittim. Kendimi müziğin ve alkolün rüzgarına bırakmıştım. Belki de uzun zamandır ilk defa bir kadınla tanışmak için gitmiyordum bir bara.

Derken, sahnedeki Razor adlı grup, Kreator’dan Violent Revolution çalmaya başladı. En son kaç sene önce dinlemiştim bu şarkıyı bilmiyorum. Ama ilk melodilerini duyar duymaz kendimden geçerek kafa sallamaya ve şarkıya eşlik etmeye başladım. Şarkı bittiğinde biraz terlemiş, biraz da nefes nefese kalmıştım. Bir sigara iyi gelecekti. 

Dışarı çıktım. Sigaramı yaktım. İlk nefesi bırakıyordum ki, omzumda bir dokunuş hissettim. Dokunuşun sahibi kadın adımı de söyleyince istemsiz olarak O’na döndüm.

“Sensin değil mi?”
“Kimim?” diye afalladım. Normalde, “Evet, aradığınız her kimse O benim.” Diye yapıştırırdım cevabı. Ama bu gece bir kadınla tanışmak için çıkmamıştım dışarı.
“Sensin işte.”
“Evet benim.” dedim uzatmadan.
“Hatırlamadın mı beni?”

Kadını bir kez daha süzdüm. Uzun ve dümdüz siyah saçlarının altında esmer teni uzanıyordu. Fazla dolgun sayılmayacak ama biçimli göğüslerinin altında incecik beli ve sütun gibi bacaklarını gördüm. Üstündeki dar ve kısa siyah elbise fiziğinin güzelliğini vurguluyordu.

“Hatırlamayı çok isterdim emin ol.” dedim gülerek.
O da tebessüm etti. “Liseden... Merve ben.”

Yavaş yavaş, lisenin ilk yıllarında, ilk cinsel maceralarımı yaşadığım Merve’yi hatırlamaya başlamıştım.

Devam edecek...

NOT: Bu gece sahiden biraz dağıtmaya ihtiyacım var. Dorock'ta olacağım. O nedenle hikayeyi 22:00'dan önce yayınlıyorum...

8 yorum:

  1. o zaman yazarımıza iyi eğlenceler.. umarım yarına toplarsınız kendinizi hikayelerin aksamasını istemeyiz ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. topladım merak etmeyin :)
      teşekkür ederim...

      Sil
    2. o zaman bu akşam güzel bir bölüm bekliyoruz ;)

      Sil
    3. umarım beklediğin kadar tatmin edici olur :)

      Sil
  2. Dorock mı vay.
    takilacagin mekanları iyi biliyorsun.
    sukunu veriyorum şöyle;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dorock'ta takılmayı özledim gerçekten :)
      Halbuki sadece müzik dinlemeye gitmiştim o gece :)

      Sil
    2. Tipik hatun muhabbeti yapayım dur
      Hıı hı tabiiii :D

      Sil
    3. Tipik hatun muhabbeti yapayım dur
      Hıı hı tabiiii :D

      Sil