24 Kasım 2012 Cumartesi

Sanal ve Gerçek - 3


“Aslında pek çılgınlık yaptığım söylenemez. Yani sanırım seni şaşırtacak şeyler değildir.” diye başladı.
“Olsun,” dedim, “yine de dinlemek isterim.”
“Yatak dışında, banyoda, masada, yerde ve ayna karşısında sevişmelerim pek çılgınlık sayılmaz gibi. Bir kere bar tuvaletinde sevişmiştim.”
“Fena sayılmaz.”
“Yaşadığım fantazilere gelince... Hizmetçi oldum. Emir alan kadın oldum. Ellerimin bağlanmasına izin verdim. Erkeğin de ellerini ve gözlerini bağladığım oldu. Eş değiştirmeli sevişmiştik bir de...”
“Tecrübeli olman hoşuma gitti.”
“Esas senden bekliyorum tecrübeleri.” dedi gülümseyerek. “Çünkü hayatıma çok erkek girmedi. Bilmiyorum, belki daha fazlası için cesaret edemedim. Ama şunu biliyorum ki, seviştiğim an, toplumun bana yüklediği bütün kimliklerden sıyrılıp içimden ne gelirse yapmayı seviyorum...”
“En güzel tarafı da bu değil mi zaten? Kendimiz olabildiğimiz, bilinçaltımızı ortaya serebildiğimiz anlardan biri...”
“Kesinlikle... O halde şimdi sıra sende...”
“Senin söylediklerinin hepsini ben de yaşadım. Ayrıca sinemada, arka koltukların birinde oral seks yaptırmıştım. Defalarca arabamda seviştiğim oldu. Grup sekse gelince, sanırım en iyisi 3 kadınla tek başıma sevişmemdi...”
“Yetebildin mi bari?” diye sordu muzip bir gülümsemeyle.
“Memnun görünüyorlardı.” diye cevapladım. “Başka... Eğer karşımdaki kadın hoşlanıyorsa, karşılıklı küfürleştiğimiz oldu. Kavga ederek sevişme fantezisi yaşamıştım bir kere de... Güzeldi.”
“Nasıl yani?”
“Karşılıklı kaba kuvvet uygulayarak... Ama tabi sınırlar dahilinde. Şimdilik aklıma gelenler bunlar.”
“Beklediğim gibi, tecrübelisin.”
“Peki hiç sanal seks denedin mi?” diye sordum merakla.
“Hayır.” dedi, “Zevk alabileceğimi sanmıyorum. Sen denedin mi?”
“Evet, bir çok kez.”
“Sanal sekse ihtiyaç duyacak birine benzemiyorsun.”
“İhtiyaç duyduğum için yapmıyorum ki zaten. Benim için farklı bir fantezi gibi...”
“Peki gerçekten hissedebiliyor musun?”
“Eğer gerçek bir sevişmeden beklediklerini beklersen tatmin olamazsın elbette. Ama istediğin şey, dediğim gibi, farklı bir fantezinin tadını almaksa, bu tadı fazlasıyla alabilirsin. Seyredilmenin tadı, karşındaki insanın seni seyrettikçe kendinden geçtiğini görmenin tadı... Ve tabii ki karşındakini seyretmenin tadı...”
“Bilmiyorum.”
“Şöyle düşün,” diye devam ettim. “Haftada kaç kez mastürbasyon yapıyorsun?”
“Değişiyor. Ama ortalama üç.”
“Tek başına yapmak yerine, birisinin sana görsel olarak eşlik ettiğini düşün. Hoşuna gitmez miydi?”
“Bilmiyorum.”
“Öğrenmek ister misin?” diye sordum gülümseyerek.
“Sanal bana göre değil. Ama belki deneyebilirim.” dedi.
Bunu duymak güzeldi. Ama yine de önce içindeki kuşkuları ve kafasındaki soru işaretlerini gidermeliydim. Ancak bu şekilde tam anlamıyla tadını alabilirdi...

Devam edecek...

2 yorum: