14 Kasım 2012 Çarşamba

Buğday Ten Sarhoşluğu - 4


Odaya girer girmez kucağımdan yatağa attım O’nu. Tam üstüne doğru gidecekken durdum. Sıradışı birliktelikleri sevdiğimiz için buluşmuştuk. İkimiz için de farklı olmalıydı... Ben üstüme düşeni yaparsam, O’nun da fazlasıyla karşılık vereceğini biliyordum.
Basit fantezilerimin bile O’na yeteceğinden emindim. Ama bu geceyi unutulmaz kılmak istiyordum. Aklımın bir köşesinde tıkılıp kalmış, yaşanmamış fikirleri ortaya çıkartmalıydım.
O anda, en azından başlangıç için yapabileceğim, bu arada zaman kazanabileceğim bir şey geldi aklıma... O’nun yatakta kıvrılan bedenindeki bakışlarım, gözlerine kaydı.
“Sence vajinanı kaç farklı şekilde yalayabilirim?”
“Üç.”
Şanslıydım. En azından bu konuda onu fazlasıyla şaşırtabilecektim. Daha fazla vakit kaybetmeden, yatağın ucuna iliştim. Parmak uçlarımı ayak bileklerinden kasıklarına kadar tüy gibi dokunuşlarla yavaş yavaş çıkardım. Teninin pürüzsüzlüğüne bıraktığım avuçlarım kalçalarına kaydı... Tangayı çıkartmadan önce, nefesimi hissettirmek istiyordum. Bacaklarının arasına eğildim. Nefesim ve dudaklarım transparan tülden geçerek vajinasına değdi. O anda hafifçe inlediğini duydum. Yatakta kıvranarak, kafamı kasıkları arasına sıkıştırıyordu. Dilimi bastırdım tekrar. Vajinasının sıcaklığını hissedebiliyordum. Tanganın ipini dişlerimle çekerek, bileklerine kadar getirdim. Artık dilimin tadını çıkarabilmesi için hiçbir engel yoktu.
Yavaşça, bileklerinden kasıklarına kadar dilimi sürterek yukarıya çıktım. Dilimle vajinasının etrafında daireler çizerek dolaştım. O ise bacaklarını iyice açmış, dilimin altında kıvranarak vajinasını ağzıma vermek istiyordu. Kalçalarını avuçladım. Dilimin tamamını vajinasının üstüne bastırdım. En aşağıdan yukarıya kadar dilimin ucunu sürte sürte defalarca gidip geldim. Dilimi içine sokacak kadar vajinasını ıslattığımda ise, dışarda sadece dudaklarım kalmıştı. Bir taraftan dilimi içinde hızlıca hareket ettiriyor, bir taraftan ıslanan vajinasını emiyordum. Parmaklarım da boş durmuyordu. Klitorisinin üstünde daireler çiziyordum.
Zevkten inleyerek kıvranması benim de hoşuma gidiyordu. Daha fazlasını vermemek için sebebim yoktu. Kafamı bacaklarının arasından çıkardım.
“Ayağa kalk.” dedim. Sırtımı yatağın baş tarafına dayadım. O’nun elinden tutup önüme gelmesini sağladım. Ellerini duvara dayatıp, bacaklarını kafamın üstüne gelecek şekilde açtırdım. Artık vücudunu oynatarak vajinasını istediği gibi yalatabilirdi. Kafamı yukarı doğru kaldırıp dilimi çıkardım ve ayakta titreyen bacaklarının arasından ıslanmış vajinasını yalamaya devam ettim.
Kısa bir süre sonra bacaklarındaki titreme iyice arttı.
“Yeter artık!” dedi.
Ama onu çıldırtmaya yeni başlamıştım. Yatağa doğru kayıp sırtüstü uzandım. Vajinasını ağzıma getirecek şekilde kalçalarından tutarak yönlendirdim O’nu. Dizlerinin üstüne oturttum. Kafam yine bacaklarının arasındaydı. O dizlerinin üstünde yaylanıyor, ileri geri gidip gelerek vajinasını dilime sürtüyordu.
“Muhteşemsin!” diye inlerken, ben içimden şunu geçiriyordum:
“Üçüncüye yeni başladım.”


 Devam edecek...

1 yorum:

  1. hmm 3 farklı sekil.. 3.sünü sevdim devamını merakla bekliyorum tugçe ;)

    YanıtlaSil